Vatan Kahramanları Derneği ve Vakfı olarak, Karabağ meselesini yalnızca bir toprak davası değil; Türk dünyasının tarihî sürekliliği, kültürel bütünlüğü ve sarsılmaz iradesinin bir tezahürü olarak görüyoruz. Karabağ, sadece Azerbaycan’ın değil, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan Türk coğrafyasının ortak kederi ve nihayetinde ortak zaferidir.
Karabağ; Şuşa’nın minarelerinden yükselen ezan, meşhur Karabağ atlarının asilliği ve Türk müziğinin zirvesi olan “Mugam” geleneği ile yoğrulmuş bir Türk yurdudur. Sovyet sonrası dönemde yaşanan işgal süreci, sadece insani bir trajedi değil, aynı zamanda Türk kültür mirasına yönelik bir sistemli yok etme girişimi olmuştur. Yıkılan camiler ve tahrip edilen kültürel eserler, bu coğrafyanın Türk kimliğini silme çabasının kanıtlarıdır. Ancak tarih göstermiştir ki; kültürel kökleri derin olan bir milletin vatan sevgisi, her türlü diplomatik ve askerî engeli aşacak güçtedir.
2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı, Türk milletinin modern çağda yazdığı bir destandır. Bu zafer, Türk dünyasında bir özgüven tazelenmesine yol açmış ve “Turan” idealinin yalnızca bir hayal değil, stratejik bir gerçeklik olduğunu kanıtlamıştır. Azerbaycan’ın kazandığı bu mutlak başarı:
Askerî Deha: Türk savunma sanayisinin ve stratejisinin gücünü dünyaya göstermiştir.
Kültürel Uyanış: Karabağ’ın azat edilmesiyle, Türk kültürünün kadim merkezleri tekrar asli kimliğine kavuşmuştur.
Gelecek İnşası: Akıllı şehir projeleri ve altyapı çalışmalarıyla bölge, Kafkasya’nın parlayan yıldızı olma yolundadır.
Bu mücadelenin asıl mimarları, canlarını Türk bayrağının gölgesi için feda eden Kahraman Şehitlerimiz ve Gazilerimizdir. Onlar, sadece Azerbaycan’ın sınırlarını değil, Türk milletinin onurunu korumuşlardır. Vakfımız açısından bu kahramanlar:
Hafıza Taşıyıcılarıdır: Gelecek nesillere vatan savunmasının ne anlama geldiğini anlatan canlı meşalelerdir.
Kültürel Mirasın Muhafızlarıdır: Şuşa’yı, Kelbecer’i ve Ağdam’ı asıl sahiplerine, yani Türk kültür havzasına geri kazandırmışlardır.
Vakfımız, Karabağ’daki normalleşme sürecini yakından takip etmektedir. Askerî zaferin kalıcılığı, kültürel ve akademik çalışmalarla desteklenmelidir. Kahramanlarımızın hatırasını yaşatmak; sadece anıtlar dikmekle değil, onların uğruna savaştığı kültürel değerleri, dili ve sanatı tüm dünyaya layıkıyla tanıtmakla mümkündür.
Kalıcı barış ve istikrar, bölgedeki Türk varlığının kültürel ve ekonomik olarak güçlenmesiyle teminat altına alınacaktır. Karabağ’ın yeniden inşası, aynı zamanda Türk birliğinin (Zengezur Koridoru gibi projelerle) fiziksel ve ruhsal olarak perçinlenmesi anlamına gelmektedir.
“Karabağ Azerbaycan’dır, Azerbaycan Türk Dünyasıdır!”