“Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir…” Onlar, her sabah üniformalarını “Vatan Sağ Olsun” diyerek giyenlerin ölümsüz temsilcileridir.
İzmir Adliyesi önünde mermisi bitene kadar teröristlerle çatışarak büyük bir katliamı önleyen kahraman polisimiz.
“Vatanın geleceği eğitimdir” diyerek Batman’da görev yaparken karne günü şehit edilen genç öğretmenimiz.
Darbe girişiminin seyrini değiştiren o kritik mermiyi, sonunda şahadet olduğunu bilerek sıkan sadakat abidesi.
“İyi ki varsın Eren”… Henüz 15 yaşında vatan toprağını teröristlerden korumak için askerine rehberlik eden yiğit.
İstanbul Adliyesi’nde görevi başında adaleti savunurken şehit edilen, hukuk tarihimizin sarsılmaz kalemi.
Gümüşhane yolunda kaçırılarak şehit edilen, tek amacı çocukları aydınlatmak olan vatan sevdalısı eğitimci.
Başkalarını yaşatmak için alevlerin içine giren, her kurtardığı canı vatan borcu bilen cesur itfaiye eri.
Büyük orman yangınlarında ekiplere su taşırken alevlerin arasında kalarak yeşil vatan uğruna can veren genç.
Kıbrıs semalarında uçağı düşürülen ve işkenceyle şehit edilen, göklerdeki ilk hava harp şehidimiz.
Ertuğrul Koyu’nda 63 kişilik takımıyla koca bir orduyu durduran, Çanakkale destanının sönmeyen ateşi.
Kastamonu’da cephane ıslanmasın diye çocuğunun battaniyesini mermilere saran, donarak şehadete yürüyen ana.
215 kiloluk mermiyi “Ya Allah” diyerek sırtlayan ve bir imparatorluğun kaderini değiştiren gazi dev.
Kahramanlık sadece bir olay anında gösterilen cesaret değildir. Kahramanlık; toplumun refahı için her sabah o üniformayı, o önlüğü veya o kaskı “başıma bir şey gelebilir” bilinciyle giymektir. Onlar, bizim bugün güvenle okula gidebilmemizi, huzurla uyuyabilmemizi sağlayan asil ruhlardır.